istanbul beylikdüzü satılık daireler ve insan felsefeleri66

istanbul beylikdüzü satılık daireler ve insan felsefeleri66

 sizlere en güzel yazılarımzı yazan istanbul beylikdüzü satılık daireler diyokri Peygamberimize öğreteceğine, kendi Peygamberlik iddi’âsında bulunamaz mı idi? Bundan başka, muallim denilen Bahîrâ, Pey-oamberimizde “sallallahü aleyhi ve sellem” ortaya çıkan ve nihâ-yetsiz olan bu ilmleri acabâ hangi kaynakdan almış, hangi men-ba’dan öğrenmiş idi. Çünki, Allahü teâlânın Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” bildirdiği ilmler, İncili ve Tevrâtı şâmil ol-dukdan başka, onlarda olmıyan birçok ilmleri de bildirmişdi. Zira, Kur’ân-ı kerîm, altıbinden ziyâde âyet olarak, pek çok hükm-leri ve ma'rifetleri içine almakdadır. Bundan başka, Resûlullahm mubârek lisânından beyân olunan ilm ve ma’rifetler; sünnet, vâ-cib, müstehab, mendûb, nehy, mekrûh ve diğer haberlere dâir, ye-diyüzbin hadîs-i şerif sahih senedler ile hadîs âlimlerince zabt ve rivâyet edilerek, ortaya
konulmuşdur. İmâm-ı Nesâî “rahmetulla-hi aleyh”''' bunu te’kîd ederek: (Yediyüz ellibin hadîs-i şerif top-lamışdım. Fekat, ellibin hadîsin senedinde za’îflik olduğundan, terketdim. Yediyüz binini hıfz etdim) buyurmuşdur. Yehûdîlerin ve hıristiyanlann Allah kelâmı dedikleri, ellerindeki Tevrât ve İn-cfllerde, kıssalardan başka emr, nehy ve şâir dînî ahkâma müteallik olan âyetlerin temârm bir yere toplanılsa, yediyüze ulaşmaz. Bu husûsu, (Kur’ân-ı kerîm ve bugünkü İncfller) bahsinde tafsilatlı olarak anlatacağız. Muhammed aleyhisselâm, acaba hıristi-yan râhiblerin hangisinden, hangi çeşid ümi öğrenmişdir? Küçük bir havuzdan okyanusun meydâna gelmesi mümkin midir? Bundan anlaşılıyor ki; kavmi içerisinde, bir râhib yokken, ResûluUah “sallallahü aleyhi ve sellem” bu iftirâya uğradığı hâlde. İsrâîl oğullan içerisinde gönderilmiş olsaydı, kimbilir dahâ nice iftirâla-ra uğrardı. İşte bunun için, vâcib-ül-vücûd olan Allahü teâlâ, sevgilisini bu gibi iftirâlardan koruyarak, İsrâîl oğullan arasından göndermedi.
Üçüncüsü: Eski târihleri ele alıp, henüz mevcûd olan milletlerin âdetlerini, istanbul beylikdüzü satılık daireler hâllerini ve fi’llerini dikkatlice incelediğimizde, bedevilik hâlinde iken bile, arabların vatanseverlik ve milhyetcihk-!e berâber, misâfirperverlik ve yoksullara yardım etmek gibi, güzel hasletlerde, şecâat, kahramanlık, tahâret, ırk, neseb, cömertlik, kerem, edeb ve hürriyyetine düşkünlükde üstün, yüksek evsâfa, âdetlere sâhib oldukları görülür. Bunlarda ve aklMıkda, fe-sâhat ve belâgatda, arablara benzer bir kavm var mıdır? İsrâîl oğullarının ne gibi kötü ahlâk sâhibi oldukları, başdan sona kadar Tevrâtda da yazılıdır. Onların,
mahv ed.p, Kurtubaya girince lar Bu güzel haşmetli biniya istanbul beylikdüzü satılık daireler uslımanları merhametsizce boia?' pılanndan kan akmağa başladı tdiler. Vahşf Ispanyollar, bütün 011^ lidı ile zorla hırisliyan yapdılar. Elle devletine ilticâ eldiler. Bugün Tür' bunların torunlarıdır. İspanya kralı ân müslimânları ve yehûdüeri imha nüslimân, ne de dinsiz kaldı) diye ilik ve tatlılıkla yayıldığı iddiâ edilen atlı olduklarını söyliyen hıristiyaıüa-
birlerine yapdıklan zulm de bundan â-iil-mülâhazât) kitâbını yazan papa-diye medh etdiği yehûdîlere, hıristi-ie, herkesin maTûmudur.
: Kcith)in İngilizce olarak te’lîf edip. :eme etdiği ve Evenburgda 1261 [m. ısası enbiyâ-i benî İsrail) ismi ile bası-hîfesinde diyor ki; (Büyük Kostantin 00 yıl önce yehûdîlerin temâmınm ku-miş ve çeşidli yerlere sürüp memleke-
e ise: (İspanyada yehûdîler üç şartdan lar;
ece kİ er.
miyenler, habs edilecekler. leyenler memJeketden, bulunduklan uâmeienin benzeri Fransada da yapıl-diyâr dolaşdılar. Gitdikleri bütün hı-bep kovuldular. O zemân onlar için, ada da, emin oldukları bir belde
2— Hıristiyan devletlerin hiç biı tevdi edilmez.
3— Hiç kimse yehûdîler ile yem( maz.
4— Yehûdîlerden doğacak çoc vetişdirilir. Bu maddenin ağırlığı or’ ikinci sahîfesinde: (Portekizliler, ye ateşe atıp yakıyorleudı. Bu işi yapdıl kadınlan ve erkekleri toplanıp sevin lerinden zıplayıp sıçnyarak oynuyo:
Papazlann yeızdığı (Siyer-ül-mül ladin 379. cu senesinde. Roma imp lan ile meşveret etdikden sonra; m hûdflerin hıristiyeın ohnasmı. hırist kati edilmesini emr eldi) demekde lann ileri gelen papazlandır.
Katoliklerin protestanlara, pro h zulm ve işkence yukanda anlat
BevTutda 1265 [m. 1849] senes onüç risâleden müteşekkil kitabı onaltıncı sahîfelerinde diyor ki; ( pek çok zulm. eziyyet ve katliâm hidler de bu Avrupa memleketh kaddese>1 îmânda ve cimelde k aleyhisselâma inanıp da, papay; vâde insan, diri diri ateşe atılarj cesi. yâ kılıçdan geçirilerek, yâ yâ kemikleri oynak yerlerinde’ ri ve tırnaklan sökülerek çeşid) şada sâdece Marirsü Lemâvus diiriilmüşdür.)
Katoliklerin protestanlara ve anlatması çok uzun süren : mi katliâmında altmış bin pr pazlar bunlan bir iftihâr vesî Fransa krallığına 1001 [m. If testan katliâmım durdurdu. I likler. dördüncü Henriyi öldi katliâmlar yeniden başladı
de Endülüs Emevf Devletini'*' mahv edip, Kurtubaya girince • ce Kurtuba câmi’ine saldırdılar. Bu güzel haşmetli binâya atla”"' la girdiler. Câmi’e sığınan müslimânlan merhametsizce boğa^j^ dılar. O kadar ki, câmi’in kapılarından kan akmağa başladı, y' hûdîleri de aynı şeklde kati etdiler. Vahşf İspanyollar, bütün müs' limân ve yehûdîleri kılıç tehdidi ile zorla hıristiyan yapdı 1ar. Elle, rinden kaçabilenler Osmânlı devletine iltica etdiler. Bugün Tür. kiyede bulunan yehûdîler, bunların torunlarıdır. İspanya kralı Ferdinand, İspanyadaki bütün müslimânlan ve yehûdîleri imhâ edince: (İspanyada artık ne müslimân, ne de dinsiz kaldı) diyeif. tihâr etmişdi. İşte yumuşaklık ve tatlılıkla yayıldığı iddiâ edilen hıristiyanhk ve yumuşak ve tatlı olduklarını söyliyen hıristiyanla-nn vahşetleri!
Hıristiyan fırkalannın birbirlerine yapdıkları zuhn de bundan aşağı değildir. Hele bu (Gadâ-ül-mülâhazât) kitâbını yazan papa-zm, şerî’at terbiyesi görmüş diye medh etdiği yehûdîlere, huisti-yanlann yapdıklan zulmler de, herkesin maTûmudur.
Papaz doktor Kith (AJex Kcith)in İngilizce olarak te lîf edip, papaz Melikin farsçaya terceme etdiği ve Evenburgda 1261.[m.
1846] de (Keşf-ül âsâr ve fî kısası enbiyâ-i benî İsrâfl) ismi ile basılan kitâbının yirmiyedinci sahîfeSinde diyor ki: (Büyük Kostantin hicret-i nebeviden takriben 300 yıl önce yehûdîlerin temânumn ku-laklannın kesümesini emr etmiş ve çeşidli yerlere sürüp memleke- ; tinden atmışdır.)
Yirmisekizinci sahîfesinde ise: (İspanyada yehûdîler üç şartdan birini kabûl etmeğe zorlandılar:
a)Hıristiyanlığı kabûl edecekler.
b)Hıristiyanlığı kabûl etmiyenler, habs edilecekler.
c)Bu ikisini kabûl etmeyenler memleketden, bulundukian yerden kovulacaklar. Bu muamelenin benzeri Fransada da yapıldı. Böylece yehûdîler diyâr diyar dolaşdılar. Gitdikleri bütün hı-ristiyan memleketlerinden hep kovuldular. O zemân onlar için, Avrupada olduğu gibi, Asyada da, emîn oldukları bir belde yok-du).
Yirmidokuzuncu sahîfesinde ise: (Katolikler, yehûdîleri kâfir kabûl etdikleri için, zulm etdiler. Katoliklerin en ileri gelen papazları toplanarak ba’zı karârlar aldılar:
1— Bir hıristiyan, bir yehûdîyi korursa hatâ etmişdir. O kişi
[1] Endülüs İslâm devleti 139 [m. 756] da teşekkül ve 898 [m. 1492] de ni-hâyet buldu.
-94-
gforoz edilir. Ya’nî hıristiyanlıkdan çıkarılır.
2— Hıristiyan devletlerin hiç birisinde yehûdîlere bir vazife tevdi edilmez.
3— Hiç kimse yehûdîler ile yemek yiyemez ve ortaklık yapamaz.
4— Yehûdîlerden doğacak çocuklar hıristiyanlar tarafmdan yetişdirilir. Bu maddenin ağırlığı ortadadır) denilmekdedir. Otuz ildnci sahîfesinde: (Portekizliler, yehûdîleri yakaladıkları zemân ateşe atıp yakıyorlardı. Bu işi yapdıkları zemân, bayram günü gibi kadınları ve erkekleri toplanıp seviniyorlardı. Kadınları ise, sevinçlerinden zıplayıp sıçrıyarak oynuyorlardı) denilmekdedir.
Papazlann yazdığı (Siyer-ül-mütekaddimîn) kitâbmda ise; (Milâdın 379. cu senesinde. Roma imperatoru Gratienus, kumandan-lan ile meşveret etdikden sonra; memleketinde bulunan bütün ye-hûdîlerin huistiyan olmasını, hıristiyanhğı kabul etmiyenlerin ise, kati edilmesini emr etdi) demekdedir. Bunları yazanlar hıristiyan-lann ileri gelen papazlarıdır.
Katoliklerin protestanlara, protestanlann da katoliklere yapdı-ğı zulm ve işkence yukanda anlatılanlardan az değildir.
Beyrutda 1265 [m. 1849] senesinde arabca olarak neşr edilen ve onüç risâleden müteşekkil kitabın on üçüncü risâlesinin onbeş ve onaltıncı sahîfelerinde diyor ki: (Roma kilisesi, protestanlara karşı pek çok zulm, eziyyet ve katliâmlar yapmışdır. Bunu isbât eden şâ-hidler de bu Avrupa memleketlerindedir. Avrupada, Kütüb-i mu-kaddeseyi îmânda ve amelde kendilerine rehber edinmiş ve îsâ aleyhisselâma inanıp da, papaya inanmıyanlardan 230.000 den ziyâde insan, diri diri ateşe atılarak yakılmışdır. Aynı şeklde binler-cesi, yâ kılıçdan geçirilerek, yâ da hapislerde veya işkencelerle veya kemikleri oynak yerlerinden ayrılarak veyâ kerpetenlerle dişleri ve tırnakları sökülerek çeşidli şekllerde yok edilmişlerdir. Fran-sada sâdece Marirsü Lemâvus bayram gününde otuz bin kimse öl-düriilmüşdür.)
Katoliklerin protestanlara yapdığı zulme Sen Bartelmi katliâmı ve anlatması çok uzun süren nice katliâmlar şâhiddir. Sen Bartel-mi katliâmında altmış bin protestan öldürülmüşdür. Katolik papazlar bunlan bir iftihâr vesilesi olarak yazıyor ve neşr ediyorlar. Fransa krallığına 1001 [m. 1593] de oturan dördüncü Henri, pro-festan katliâmını durdurdu. Bundan hoşlanmıyan muteassıb kato-likler, dördüncü Henriyi öldürtdüler. 1087 [m. 1675] de zulmler ve l^atliâmlar yeniden başladı. Ölümden kurtulmak için ellibin âile ®emleketlerini bırakıp kaçdılar.
istanbul beylikdüzü satılık daireler yazdı ve sundu..