istanbul beylikdüzü satılık daireler ve madde bilgileri evet arkadasalr sizlere en güzel bilgileri yazan istanbul beylikdüzü satılık daireler diyorki Benzer şekilde Büchner'i Osmanh kamuoyilîî^ tanıtan isimlerin başmda gelen Beşir Fuad da Alman vülgermateryalistin, Kraft und Stojf ile gerçekte felsefeyi ıslah etme gayretiyle ortaya çıktığını savunmuş,3o bu kitabm değişik bölümlerini ilk kez Türkçeye tercüme eden Abdullah Cevdet ise Büchner'in Aus Natur und Wissenchaft çalışmasmdan bir "felsefe" yaratmaya çalışmışü.^ı Burada önemli olan, Avrupa entelektüel mehâfilinde "popüler" olarak yaftalanan bir akımın OsmanlI kültürel iklimine taşmdığmda "yüksek felsefe" haline gelmesiydi. Nitekim kitaplarımn İngilizce çevirilerinde Almanya'nm "popüler bilim yazarları arasmda Dr. Büchner in kesinlikle ilk sırada yer aldığı, bu nedenle görüşlerinin dikkate almmasımn gerektiği" vurgulcinırken,^^ Madde ve Kuvvet in Türkçe tercümesinde "bu büyük hakîm[in] bu büyük eserle bütün medenî dünyamn dimağma hâkim oldu ğu savunuluyordu.33 Marx'm "vulgarisateur", Lange'nin "felsefedÜğe özenenler", Liebig'in "amatörler" olarak gördüğü Büchner ve arkadaşları sadece Felsefe Mecmuasında, övgülere mazhar olmuyorlar,34 Ömer Seyfeddin hikâyelerinde de "bugünkü hakâyık-ı mevcûdenin ekserisini beşeriyete şerh eden ... mütefekkir'Ter olarak tamülıyorlardı.^^
Vülgermateryalizmin Osmanlı entelektüel ikliminde bir "yüksek felsefe" haline gelmesi ve Madde ve Kuvvet'in bu düşünce sisteminin kutsal kitabı olarak algılanmasınm üç temel
Mu'allim Naci, Beşir Fu'ad, İntikâd: Mu'allim Naci Efendi ile Beşir Fu'ad Bey Arasında 'Victor Hugo' Hakkında Cereyan Eden Mükâtebedir, Kitabcı Arakel, İstanbul, 1304/1886, s. 70.
Abdullah Cevdet, Fünûn ve Felsefe ve Felsefe Sânihalan, Matbaa-i İctihad, İstanbul, 1912.
W. S. Dallas'ın, Büchner'in İngilizceye Man in the Past, Preseni and Future: A Popular Account of the Results ofRecent ScienHfic Research as Regards the Origin, Position and Prospects of the Hunıan Race, (Asher & Co., London [1872]) başlığı altında çevirdiği kitabma yazdığı önsöz.
A[hmed] [Nebil] B[aha] [Tevfik], "Louis Büchner K- • ve Kuvvet, s. 10. ,
nedeni vardı. Bunlardan en önemlisi hiç şüphesiz “^m^tüel çevrelerde din-bilim çatışması tarbşmasmm yaygınlaşması ve bunun tarihin temel belirleyicisi olarak görülmesiydi. Bu açıdan bakıldığmda Almanya'da her şeyin madde olduğunu söylemek dışmda bir tezi olmadığı ileri sürülen vülgermateryalizm, Osmanlı dünyasmda, bilimin din karşısmdaki nihaî zaferini sağlayan bir kuram olarak algılamyordu. Büchner'in, Fransa'da da Marx'm anlam veremediği türden bir ilgi görmesinin nedeni de Üçüncü Cumhuriyet döneminde, Almanya'ya kıyasla çok daha şiddetli bir kilise-bilim/pozitivizm çatışmasının
yaşanmasıydı.
Ali Suavi daha 1870 yılmda Büchner'in gördüğü ilgiden rahatsız olarak bir Gazali'nin takipçilerinin "bin Büchner"m tezlerini "temyiz" edecekleri yorumunu yaprmştı.^^ Ancak bu yorum ile asrm sonu arasmda vülgermateryalizm Osmanh imparatorluğundaki eğitimli kitleler içinde Rusya dakine benzer bir kabul görmüştü. Büchner'in Darvvmizm i
yorumlayan ve onu vülgermateryalizmle eklemleştiren çalışmaları Mısır'da al-Muqtafaf dergisi etrafmda başlamış olan evrim merkezli tartışmaların hız kazanması neticesini doğururken,^^ İstanbul'da Madde ve Kuvvet in geleceğin toplumumm dini ve felsefesi olma iddiasmdaki bilimci temel tezleri yaygınlık kazanmıştı. Hüseyin Cahit Yalçm, Beşir Fu'ad'm Büchner'den yaptığı tercümelerle "gençleri bizirn klâsik ilmikelâm zincirlerinden kurtararak daha geniş ufuklara taşıdığı yorumımu yaparken, bu tür bir etkiye işaret etmiştir.^*
36[Ali Suavî], "Hülâsatü'l-Muhakeme beyne'l-Gazzali ve'l-Felâsife," Ulûuı Gazetesi, no. 7 [Ekim 11,1869], s. 353.
37Meselâ bkz. Ludwig Büchner, Ta'rib li-sharh Büchner 'alâ nıadhhab Danvin fi intiqâl al-amuâ' loa-zuhür al-'âlam nl-'uçhın um-itlâq dhalika 'alâ al-insân ma'a ha'd taşamıf fih, ter. Shibli Shumayyil, Matba'at Jaridat al-Mahrûsah, Alexandria, 1884.
38Hüseyin Cahit Yalçın, Edebî Hatıralar, Akşam Kitaphanesi, İstanbul, 1935, s. 36. Niyazi Berkes, bu ifadeden yola çıkarak Beşir Fu'ad'ır Büchner'in Madde ve Enerji kitabını Türkçeye tercüme ettiğini iler sürmektedir. Bkz. Niyazi Berkes, The Development of Secularism iı Turkeıj, McGill University Press, Montreal, 1964, s. 293/dpn' Ancak Beşir Füad böyle bir çeviri yapmamıştır. Yalçın'm burad vurgulamak istediği Büchner'in tezlerini yazılannda kullanan Beş: Fu ad m dönemin yüksek okul gençliği üzerinde yarattığı etkidir.
Bu açıdan bakıldığında Madde ve Kuvvet'in tam metninin tercümesinin^^ 1911 yılında Teceddüd-i İlmî ve Felsefî Kütüphanesi tarafmdan ve Felsefe Mecmuası'va da yaymlayarak toplumda dinin yerini alacak yeni, materyalist bir felsefenin kabûlünü sağlamaya çalışan bir entelektüel tarafmdan gerçekleştirilmesi tesadüfi değildi.
Burada ilginç olan vülgermateryahzm ve Madde ve Kuvvet’in Osmemlı toplumunda gördüğü rağbet üzerine kaleme alman reddiyelerin de İsmail Ferid'in İbtâl-i Mezheb-i Maddiyim çalışmasmdan^o başlayarak dinî eleştiriler olarak kaleme alınmasıydı. Diğer bir ifadeyle vülgermateryalizme karşı çıkanlar da onu temelde "din karşıü" bir akım. Madde ve Kuvvet'i ise bu akımm temel görüşlerini dile getiren bir çalışma olarak algılıyorlardı. Nitekim Baha Tevfik ve Ahmed Nebü de kitapta atıfta bulunulan "din"in "İslâm dini değil, Hıristiyanlık ... hattâ Hıristiyanlığm muharref hâli" olduğunu belirtmişler ve ulemâyı kitapta ileri sürülen tezlere cevap vermeye davet etmişlerdi.'*! Böyle değerlendirildiğinde, Osmanh Marx ve Engels'i, Lange'si ya da Liebig'i olmadı^ için
vülgermateryalizm "yüksek felsefe" haline gelirken; Überweg ve Straufi'u da olmadığmdan bu felsefenin eleştirisi de ulemâya kahyordu. Burada önemli olan taraftarları ve muanzlarınm Madde ve Kuvvet'i temelde din-bilim çatışmasını dile getiren ve
Kraft und Stojf un üç önemli bölümü "Gehirn und Seele (Dimağ ve Ruh)," "Der Gedanke (Tefekkür)/' ve "Das Bewu6tsein (Vicdan)" Abdullah Cevdet tarafından tercüme olunarak, Letourneau'^nun Science et materialism kitabının bir bölümüyle beraber Fenn-i Ruh: Dimağ ve Ruh-Tefekkür-Vicdan-Dimağ ve Tefekkür (Kütübhane-i İctihad, İstanbul, 1911) başlıklı derlemede yayınlanmıştı. Baha Tevfik ve Ahmed Nebil Beyler kitabın tümünü çevirirken bu bölümleri Abdullah Cevdet'in tercümesine dayanarak Türkçeye nakletmişlerdi. Bkz. Louis Büchner, Madde ve Kuvvet, c. 2, s. 379/dpnt. Mustafa Kemal (Atatürk) de Kraft und Stoff un bu bülümlerini Abdullah Cevdet'in söz konusu okumuştu. Bkz. Atatürk ün Okuduğu K
Felsefesiz Bir Toplumun Felsefe olmayan Felsefesinin İlmihâÜ dine alternatif olacak bir felsefe yaratmaya gayret eden bir çalışma olarak algılamış olmalandır.
Madde ve Kuvvet'in temel ilkelerini ortaya koyduğu
vülgermateryalizmin "yüksek felsefe" statüsü kazanmasınm ikinci nedeni, onun Bah'mn gelişiminin de motor gücü ve felsefesi olduğunun varsayılmasıydı. Vülgermateryalizm daha da popülerleştirilerek kitlelere aktanidığı Osmanlı ve Türk dergilerinin diğer konuları olan Zeppelin uçuşları, Edison'un icatlan, coğrafî keşifler, modern hbbm mucizeleriyle bir arada paketlendiğinde sadece bir düşünce hareketi olmamn ötesinde Bah'mn modernliğe verdiği cevap ve gelişmişliğinin arkasmdaki "felsefe" rolüne bürünüyordu. Abdullah Cevdet, Baha Tevfik, Kıbçzâde Hakkı, Celâl Nuri Beyler gibi tüm önde gelen vülgermateryalistlerin aym zamanda Osmanlı Garbiılaşma hareketinin de liderleri olması tesadüfi değildi. Bu kimseler, son tahlilde, Bah'nm gelişimini Büchner'in dile getirdiği gibi "deneysel bilimin zaferi" olarak görüyorlardı. Böyle bakıldığında vülgermateryalizm de bu zaferin felsefî arka plânım oluşturuyordu.
Madde ve Kuvvet'in temsil ettiği akımm Osmarüı toplumunda bir yüksek felsefe haline gelmesinin üçüncü nedeni ise vülgermateryalizmin dini eleştiren, onun çağıran sona erdiğini düşünen tüm akımlann ortak paydası olduğunun düşünülmesiydi. Büchner'in pozitivizme sert eleştiriler getirmesi, onu yeni bir "din" olarak mahkûm etmesme karşm,'*^ Beşir Fu'ad ve Ahmed Rıza benzeri ileri gelen Türk poziüvistleri, bu kuram ile vülgermateryalizmin birbiriyle uyum içinde olduklarım varsaymışlardı. Bu yaklaşım, Baha Tevfik'in Büchner'e sert eleştiriler yönelten, onun felsefeciliğe özendiğini iddia eden Friedrich Albert Lange'nin, öncü vülgermateryalistin tezlerini daha bilimsel hale getirdiğini savunmasıyla daha açık biçimde ortaya konulmuştur.Böylesi bir yaklaşımla vülgermateryalizm, yeni Kantçılıktan pozitivizme uzanan bir yelpazedeki düşünce hareketlerinin din karşıtlığı zeminindeki ortak paydasmı oluşturuyordu.